Ana Sayfa
08 Mayıs 2017 ( 125 izlenme )
Reklamlar

SOKRATES'İN İDAM ANI

zehirini hazırlıyordu. 
Adam elini yavaş tutuyor, vakti sürekli erteliyordu. Fakat güneş doğmak üzereydi... Sokrates adama sordu: "Zaman geçiyor, güneş doğuyor, bu gecikme neden?"
Adam Sokrates'i seviyordu; onu mahkemede duymuş, içindeki güzelliği görmüştü. Tek başına bütün Atina'dan daha zekiydi! Biraz geciktirmek, biraz daha yaşaması için zaman kazandırmak istiyordu.
Derken, Sokrates: "Tembellik yapma, hadi zehri getir" dedi.

Zehri ona uzatan adam, "Niçin bu kadar heyecanlısın? Yüzünde öyle bir ışıltı görüyorum ki, gözlerinde öyle bir merak görüyorum ki... Anlamıyor musun, öleceksin!"
"Bu bilmek istediğim bir şey" dedi Sokrates, ve ekledi: "Hayatı tanıdım, o güzeldi; tüm kaygılarıyla, kederleriyle o hala bir keyiftir. Yalnızca nefes almak bile yeterli bir mutluluktur. Yaşadım, sevdim, canım ne isterse yaptım, içimden ne geldiyse söyledim. Artık ölümü tatmak istiyorum ve ne kadar çabuk olursa, o kadar iyi."
Ve iki olasılık var: Ya doğulu mistiklerin söylediği gibi ruhum başka şekillerde yaşamaya devam edecek; bedenin yükünden azade bir şekilde ruhun yolculuğunu sürdürmesi çok büyük bir heyecandır, beden bir kafestir, onun sınırları vardır. Ya da belki de materyalistler haklıdır; bedenim öldüğünde her şey biter. Geride bir şey kalmaz. Bu da, yani olmamak da, çok büyük bir heyecandır! Olmanın ne olduğunu biliyorum. Ve şimdi olmamanın ne olduğunu bilme anı gelmiş demektir. Ve artık olmadığımda, sorun nedir? Niçin onunla ilgili endişeleneyim? Endişelenmek için burada olmayacağım, o halde ne için vakit kaybedeyim?"

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Aşı olan çocuk ve babası ADALET DİYE TUTTURUYORLAR AKLIMIZI FİKRİMİZİ, FITTIRYORLAR BİR DÖNEMLER İSTANBUL PLAJLARI NOSTALJİ Gülmekten yerlere düşeceginiz sahneler