AKP'li vekilden Erdoğan'a Kürdistan başkaldırısı

785 izlenme 02 Temmuz 2017
Reklamlar

AKP Milletvekili Orhan Atalay, 25 Eylül’de Kürdistan’da yapılacak bağımsızlık referandumu ile ilgili Kürdistan24’le yaptığı röportajda çarpıcı ifadelerde bulundu...

AKP Milletvekili Orhan Atalay, 25 Eylül’de Kürdistan’da yapılacak bağımsızlık referandumu ile ilgili Kürdistan24’le yaptığı röportajda çarpıcı ifadelerde bulundu.

Kürdistan24'ün haberine göre, 25 Eylül’de yapılması kararı alınan bağımsızlık referandumunun orada yaşayan insanların kendi tercihlerini ve kaderlerini tayin edecekleri temel bir hak olduğunu belirten Atalay, Kürtlerin haklarını esas itibariyle istedikleri gibi kullanacaklarını ve bu haklarını kullanırken kendi komşularıyla bir görüş ve fikir alışverişinde bulunsalar da kimseden müsaade istemek zorunda olmadıklarını belirtti.

Bu Allah’ın insanlara verdiği bir hak olarak görülmelidir bana göre” diyen Atalay, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu coğrafyanın kaderinin Sykes-Picot ile tayin edildiğini ve bu coğrafi sınırların esas itibariyle tabii olarak teşekkül etmiş sınırlar olmadığını ifade ederek, sınırlar çizilirken ise coğrafya ile birlikte inanç, etnik köken ve sosyolojik özelliğinin esas alınmadığını dile getirdi.

Atalay, röportajında ayrıca şunları söyledi:

"SÖMÜRGEYE DAYALI BİR COĞRAFİ TAYİN"

Osmanlı’nın 1918’de bütünüyle yıkılmasından yıllar önce dönemin büyük devletleri; İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya masa üzerinde Osmanlı’nın topraklarını pay ettiğini dile getiren Orhan Atalay, bu gerçekliğin uzun yıllar gizlediğini söyledi. Sömürgeye dayalı bir coğrafi tayinin olduğunu belirten Atalay, bu nedenle bu coğrafyaya hiçbir zaman barışın ve huzurun gelmediğini aktardı. Tüm bu yaşanan süreçlerin "tabii süreçler olmadığını" söyleyen Atalay, bu coğrafyanın dün gibi kalamayacağını altını çizerek şu ifadelere yer verdi:


Olması gereken şey tabii olan şeydir, tabii olan her neyse o olmalıdır. Nitekim Irak’ın kendi coğrafyasına baktığımızda, elbette ki biz ülke olarak Suriye’nin de Irak’ın da, Türkiye’nin de, İran’ın da, Ürdün’ün de, Yemen’in de, Katar’ın da ve bütün İslam dünyasının gerçekten kardeşçe yaşamı hayata geçirmesini arzu ediyoruz ve Türkiye’nin temel politikası da hep budur. AK Parti'nin iktidara gelir gelmez komşularla sıfır sorun politikasıyla güdülen şey de budur. Ama bir şey zamanında ters, yanlış ve gayri tabii tesis edilmişse bundan dolayı birçok anormallik yaşanır ki geriye döndüğümüzde gördüğümüz manzara sadece budur. Şimdi Ortadoğu’da kartlar yeniden karılıyor. İşte Suriye, Irak, Yemen, Katar bütün bu coğrafyaya baktığımızda buralarda artık yarın asla ve kat'a dün gibi olmayacaktır. Özellikle Irak son derece önemli bir merhaleden geçti. Saddam sonrası demokrasinin gelmesiyle oradaki Şii nüfusun fazlalığı sebebiyle artık Saddam dönemindeki bir ülke değildir ve orada farklı bir yapı vardır.”


"AKP'NİN KÜRDİSTAN'A AMBARGO UYGULAYACAĞINI BEKLEMİYORUM"


Türkiye’nin tüm komşularıyla olduğu gibi Kürdistan’la da gerek sosyal, gerek siyasi, gerek kültürel gerekse de ekonomik açıdan iyi ilişkiler içerisinde olduğunu söyleyen Atalay, Türkiye'nin bağımsız Kürdistan'a kapılarını kapatmayacağını belirtti ve “Hatta diyebiliriz ki Kuzey Irak’ın dünyaya açıldığı tek kapı Türkiye’dir. Türkiye iyi günde de kötü günde de komşularına hiç kapı kapatmadı. Ne Balkanlar’a kapattı, ne Kafkasya’ya, ne Afrika’ya ne Ortadoğu’ya ne de Irak ve İran’a kapattı. 8 yıl süren savaşta Türkiye İran’dan insanları ağırladı, Saddam’ın Halepçe Katliamında Kürtleri kendi memleketinde misafir etti. Şimdi Suriye’deki Arapları, Kürtleri, Türkmenleri misafir ediyor 4-5 yıldır. Dolayısıyla Türkiye’nin nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın öyle ya da böyle hiçbir şekilde Kuzey Irak’a kapı kapatacağı asla ve katta düşünülemez. Çünkü bizim sosyolojimiz birdir, yani Dicle’nin öbür tarafında bir kardeş beri tarafında bir kardeş kalmıştır. Dolayısıyla kardeşi kardeşten, dayıyı yeğenden ayırma imkânı yoktur. Biz Türkiye’yi yöneten AK Parti olarak referandum sonrasında Irak’ta kurulacak bir Kürdistan devletine karşı, Haliç Devletleri’nin Katar’a uyguladıkları bir ambargo gibi bir ambargo uygulanacağını beklemiyorum ve buna sebep olabilecek hiçbir neden ya da gerekçe göremiyorum.” ifadelerini kullandı. 


“KÜRDİSTAN’LA DAHA İYİ İLİŞKİLER GELİŞTİREBİLİRİZ”


Atalay'a “Bağımsız bir Kürdistan kurulduktan sonra Türkiye’deki Kürtler de buraya gider mi? Türkiye bundan dolayı bir endişe yaşıyor mu?" gibi tartışmalarla ilgili soruları ise “Buna zerre kadar ihtimal vermiyorum” şeklinde cevapladı. 


Atalay, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:


“Belki Türkiye’de şöyle bir endişe olabilir; orada bir Kürt devleti kurulursa Türkiye’nin Kürtleri sıkıntı olur. Ben buna zerre kadar ihtimal vermiyorum. Türkiye’de Araplar da yaşıyor ama hiçbir Arap fert veya cemaat, kitle veya toplum ‘Suriye’de bir Arap cumhuriyeti vardı biz orayı iltihak etmek istiyoruz’ demedi. Irak için de böyle bir durum yaşanmadı. Artık dünyaya, AB’ye, ABD’ye ve Sovyetlere baktığımızda insanlar modası geçmiş ulus devletlere çok da itibar etmiyor. İnsanlar nerede huzur, refah, kalkınma, zenginlik ve adalet buluyorsa orayı kendine vatan etmek istediği tarihsel bir evre yaşıyoruz. Ben Türkiye’deki Kürtlerin ‘Irak’ta bir Kürdistan kuruldu biz de oraya katılmak istiyoruz’ diyeceklerine zerre kadar ihtimal vermiyorum. Hatta tam tersine beklentilerim var, yarın bakarsınız Türkiye ile orada kurulacak bir Kürdistan devleti arasında daha rahat geçişler yapılabilir, ticari ilişkiler daha da gelişebilir çünkü süreç öyle bir süreçtir. Biz komşularımızla ilişkilerimizi sıfır problem temeline götürdüğümüz gibi bizim de tarihsel, dinsel, mezhepsel, sosyolojik, kültürel yakınlığı daha fazla olan topluluklarla ya da devletlerle daha fazla ilişkilerimizi geliştirmek isteriz. Bu eşyanın tabiatında olan bir şeydir. O yüzden ben Kuzey Irak’ta yeni bir yapılanma olacaksa elbette ki tek başlarına karar vermek haklarıdır ama komşularıyla bunu istişare etmek daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Geçmişte Mahabad Kürt Cumhuriyet ve Süleymaniye Kürt Krallığı’nın tecrübesini, deneyimini yaşamış bir sosyolojinin bundan sonra adımlarını daha dikkatli atması konusunda hemfikir olacağımızı düşünüyorum. Çünkü Ortadoğu dışarıdan çok açık bir coğrafyaya, haritaya dönüştüğünü görüyoruz. İnsanlar kendi haklarını kullanırken konuşmak isterken de yakıp yıkmadan, kırmadan yaşayabilmeleri gerektiği kanaatindeyim.”


ERDOĞAN TEPKİ GÖSTERMİŞTİ


Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme gelen referandum tartışmalarına tepki göstermişti. Erdoğan, söz konusu tartışmayla ilgili olarak "Irak'taki Kuzey Irak yerel yönetimiyle ilgili yapılan açıklama bizi derinden üzdü. Kuzey Irak'ın bağımsızlığıyla ilgili adım atmak Irak'ın toprak bütünülüğünü tehdittir ve yanlış bir adımdır. Temenni ederdik ki bu adım istişare yapılarak atılsın. Biz bu bölgede Irak'ın toprak bütünlüğünü hep savunduk. Bugüne kadar nasıl bu görüşmeleri yaptıysak burada da aynı şekilde bunun yapılması gerekirdi. Bu kritik süreçte böyle bir adım atılması kimsenin yararına değildir." demişti. 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

AKP kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat; ‘Poliste teşkilat kurduk, başına Gülen’i koyduk’ bu nasıl çarktır... SELVİ YAZDI... ZARRAB DAVASINDA ŞOK KUMPAS!. Evleri Hep Güzel Kokan Arkadaşlarınızın Sırrını Açıklıyoruz Yine çıktılar ortaya..Taksimde insanların yaşam seklini sorgularken ağzının payını aldı

Bakmadan Geçme!

KAPAT
SON ANKET AÇIKLANDI…DENGELER DEĞİŞİYOR!!
http://cdn00.vidyomani.com/c/4/5/8/akp-li-vekilden-erdogan-a-kurdistan-baskaldirisi/index.html#fb