Ana Sayfa
31 Ekim 2017 ( 21907 izlenme )
Reklamlar

AK PARTİ'DE MORALLER BOZUK! kendi düşen ağlamaz

Gazeteci Yazar İsmet Özçelik AK Parti içerisinde morallerin bozuk olduğunu yazdı. AK Parti milletvekillerinin ağızını bıçak açmadığı ve kendi aralarında Başkanlık Referandumunun sonuçlarını tartıştıklarını yazan Özçelik, vekillerin “biz ne yaptık?” dediklerini ifade etti.
İsmet Özçelik’in yazısı şöyle:

“Şu sıralar AKP’de moraller bozuk. Hem partide, hem Meclis’te. Daha çiçeği burnundaki Merkez Karar Yönetim Kurulu üyelerinin durumu da diğerlerinden farksız.
Meclis’te her şeye laf yetiştirmeye çalışan milletvekilleri sessiz. Sohbet etmeye çalışıyorsunuz, isteksizler. Kendi içlerine dönmüş bir havaları var
Daha çok kapalı odalarda birbirleriyle dertleşiyorlar. 16 Nisan halk oylaması sonuçlarını tartışıyorlar. Bu işin sonunun nereye varacağını merak ediyorlar. Aralarında, “Biz ne yaptık” diyenler çıkmaya başlamış bile.

KENDİMİZ ETTİK

AKP milletvekillerinin ruh hali pek iyi görünmüyor. Meclis’in aldığı yara şimdi daha iyi hissediliyor. Hukukçu bir AKP milletvekilinin, “Halkoylaması sırasında rüzgara kapıldık. İşin sıcaklığı içinde aldığımız yarayı hissetmedik. Şimdi hava soğudu. Ne olduğunu, ne olacağını görmeye başladık. Arkadaşlarımızın çoğunun durumu bu” sözleri de her şeyi açıklıyor.

BELİRSİZLİK

Yaşanan belirsizlik onları da etkilemiş durumda. Milletvekilleri konuşmasa da danışmanların anlattıkları her şeyi ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönem için karamsarlık hakim.
Eski milletvekilleri ile yenilerin sohbetleri de dikkat çekici. Eskilerin, anayasa değişikliği için, “harakiri yaptınız” eleştirilerine boyun büküyorlar. “Kendimiz ettik” demekle yetiniyorlar.
Meclis’in, milletvekilliğinin öneminin azaldığı, yeni sistemin devreye girmesiyle de tamamen biteceğini ifade etmekten çekinmiyorlar.

YA HER ŞEYİ KAYBEDERSEK!

AKP’de moralleri bozan bir başka konu da 16 Nisan sonuçları. Daha önce de belirtmiştim. Partide halk oylamasından galip çıkıldığını göğsünü gere gere söyleyenlerin sayısı çok az.
Cumhurbaşkanlığı seçimi bıçak sırtı görülüyor.
AKP kulislerinde sık sık “Anayasa değişikliği tuzak mıydı?” sorusunun tartışılması da anlamlı.
Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda kaygı yaşanıyor. “Ya her şeyi kaybedersek” endişesi yüksek!

***
ERDOĞAN KARARSIZ

Erdoğan halk oylaması sonrası vakit geçirmeden AKP’ye üye oldu. Hemen arkasından da olağanüstü kongrede AKP Genel Başkanlığı koltuğuna oturdu.
Çok hızlı hareket etti. Ama sonra durdu.
MYK için acele etmiyor. Hükümette değişiklik için beklemede.
Erdoğan eskiden böyle miydi?
İsimler çoktan belirlenmiş olurdu. Kimseyi dinlemez gereğini yapardı.

NEDEN?

Kulislerde konuşulanlara bakılırsa Erdoğan da tedirgin. Yüzde 50+1 hesabı yapıyor.
Parti dağınık. Merkezi disiplin kaybolmuş durumda. Örgütlerde ilişkiler yıpranmış. İllerde, ilçelerde belediye-örgüt çarkı öne çıkmış.
Bazı partililerin servetleri çok büyümüş. Hala AKP’de yer alsalar da popolarının yarısı dışarıda. En ufak bir krizde gemiyi terk edeceklerinden kuşku yok.
Durumları, halk arasındaki sonradan “beyefendi”, “hanımefendi” olanlara benzetiliyor.
Güven bunalımı hat safhada. Partide defosu olanların sayısı çok yüksek. Geçmişinde FETÖ ile yolu kesişmeyen yok gibi. Kimin “Gizli FETÖ”cü olduğu bilinmiyor.
Herkesin kanısı ortak. Erdoğan’ın işi zor. Hem de sanılandan daha zor. Yumurta küfesi onun sırtında.

ÇİFT BAŞLILIK

Cumhurbaşkanlığı başdanışmanları yine gündemimizde olacak. Yandaş medyadaki haberlere bakılırsa hükümetin çalışmalarını 40 başdanışman takip edecekmiş.
Yani bir “Resmi Hükümet”, bir de “Külliye Hükümeti” olacak.
Eğer seçimler zamanında yapılırsa bu durum 2019’a kadar sürecek.
“Çift başlılığı önlemek” için anayasa değişikliği yapıldığı söylenmişti.
Takdir sizin!”





Prof. Küçükusta: Tüm sağlık reçeteleri yalan! Bizi zorla hasta ediyorlar, hastanelere gitmeyin!





Profesör Ahmet Rasim Küçükusta ezberleri bozdu. Dünya sağlık kartellerini eleştirdi. “Hastaneye giderseniz sizi zorla hasta ederler” dedi. 
– Mr’ların yüzde 90’ı gereksiz yere çekiliyor. 
– Kanser taramalarının çoğu kandırmaca. Insanlar kendilerini kullandırmasın. 
– İlaçların çoğu boşa veriliyor. Yüzde 37’si çöpe gidiyor. 
– Antibiyotik yazan değil, yazmayan doktor makbuldür. Ama bizde tam tersi geçerli maalesef. 
– Grip aşılarının etkinliği sıfır.. Ben hayatta vurdurmam. 
– Her yıl gereksiz yere binlerce biyopsi yapılıyor, röntgen çekiliyor. 
– Leblebi çekirdek yer gibi anjiyo yapılıyor. Stent takılıyor. Bunlar vücuda zarar veriyor. 
– Check-up kampanyaları gerçek bir tuzak. Akciğer filmi vücudunuza zarar veriyor. 
– Insanlar kendiliğinden geçecek hastalıklar ıcın kesinlikle hastanelere gitmesinler. Tahliller vücuda radyoaktif ışın veriyor. Gereksiz ilacın faydası yok zararı var. 
– “Başlangıç” diye birşey uyduruldu. Hastalara, alzheimer, reflü, astım başlangıcı teşhisi konuyor. Amaç hastayı boş çevirmemek. Başlangıç diye birşey yok. Ya hastasın ya değilsin. 
– Kolestrol ilaçlarının tedavi yüzdesi çok düşük. Zararı daha fazla. Hayat tarzınızı değiştirmek ilaçtan çok daha etkili. Doğal beslen, hareket et bu beladan kurtul. 
– Nodül çok abartılıyor. Nodülün kansere dönüşme ihtimali çok düşük. Bunun için gereksiz tahlil ve teşhisler yapılıyor. 
– Vitamin haplarının sağlam insanlara hiçbir faydası yok. “Ben yorgunum” diye vitamin hapı alınmaz. 
– Köpek balığı kıkırdağı ile kanser tedavi edildiği iddiası tamamen uydurma. Köpek balıklarının kansere yakalanmadığı düşüncesi de safsata. Bu hayvanlarda kırk çeşit kanser tespit edildi. 
– “Bitkisel ilaçların hepsi masumdur. Yan etkisi yok” düşüncesi doğru değil. Unutmayın, haşhaş, tütün, zehirli mantar da birer bitki… 
kaynak: http://siyahincimiz.com/prof-kucukusta-tum-saglik-receteleri-yalan


Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Neden hayır dediğini o kadar iyi açıklamışki... PİŞMAN OLDUM” DEYİP SIYIRMAK YOK Ve Hanefi Avcı Konuştu... AKP'DE DEPREM!.. İZLEDİKTEN SONRA MUTLAKA PAYLAŞALIM! DETAYLAR BU KADARINA DA PES DEDİRTTİ!